
SOSYAL KELAM*
Recep ARDOÄžAN
​​​
Batı dünyasında bilim ve teknik alanında ilerlemelerin, sosyal bilimlerin geliÅŸmesinin, felsefe alanında farklı ekollerin ve cereyanların ortaya çıkması ve tüm bu geliÅŸme ve deÄŸiÅŸmelerin kimi İslam âlimlerce de farkına varılıp mevcut tablonun idrak edilmesinin sonucunda kelam lminde yenilenme fikri ortaya çıkmıştır. İlk önce, Abdullatif Harputî, bugün yeni ilmî geliÅŸmelerin ve modern felsefenin dikkate alınacağı üçüncü bir devir baÅŸladığını söylemiÅŸtir (Harpûtî, 2012, 132, 135.). İzmirli İsmail Hakkı da “Yeni İlm-i Kelâm” adlı yarım kalmış eseriyle, kelam ilminde yenilenme devrinin önemli isimlerinden sayılmıştır. Sistematik Kelamın Yenilenmesibir deÄŸerlendirme sürecinin ardından kelamın mevcut araçsal nitelikteki bilgi alanını (vesâil-mebâdî) doÄŸa bilimlerindeki, mantık ve felsefedeki geliÅŸmelere baÄŸlı olarak, gözden geçirmekle olacaktır.
Ancak, kelam ilminin yeterli düzeyde geliÅŸimi, bir yandan sistematik kelamın yenilenmesi yanında, kelam ilminin sosyal bilimlerle iki yönlü bir iliÅŸki içine girmesi ve bir alt disiplin olarak sosyal kelamın inÅŸası ile saÄŸlanabilir.
Felsefe, mantık ve çok çeÅŸitli doÄŸa bilimlerinin geliÅŸimi karşısında sistematik kelamın gözden geçirilmesi, “vesâil” ve “mebâdî” isimleri verilen yardımcı bilgi alanının ve kelam araÅŸtırmalarına kılavuzluk eden baÅŸlangıç bilgilerinin, terminoloji ve metodolojinin yenilenmesi gerektiÄŸi gibi, kelam ilmi ile ortak problem alanları bulunan sosyal bilimlerin geliÅŸmesi karşısında bir alt ilim dalı olarak sosyal kelamın ortaya konulması, gereklilik hâlini almıştır. Bu öneriye göre sosyal kelam, farklı ilim adamlarının önerdiÄŸi ÅŸekilde kelam ilminin bir tenkidi veya reddiyesi olmayacak, daha açık bir ifadeyle, sosyal kelam, kelam ilminin yerini almayacak, kelam ilmi içinde yerini alacaktır.
Binlerce bilim dalının geliÅŸtiÄŸi günümüzde, pek çok konu farklı disiplinlerce ele alınmakta; ama her bilim dalı farklı bir açıdan, kendi amacı ve yöntemleriyle incelemektedir. Aynı ÅŸekilde kelam ilminin de alt disiplinlere ayrılması ve bunlardan biri olarak sosyal kelamın teÅŸekkülü etmesi kaçınılmaz hâle gelmiÅŸtir.
​
1. Sosyal Kelamın Tanımı
Kelamî tartışmaların doÄŸrudan beÅŸerî alana, birey ve topluma yansımaları vardır. Bu onun konusunun gereÄŸidir. Çünkü irade ve hikmet sahibi Yaratıcı (c.c.) hakkındaki her bilgi, insanın ne olduÄŸuna ve yaratılış gayesine iliÅŸkin bir açıklama içerir. Allah'ın sıfat ve fiilleri hakkındaki her açıklama, varlık, hayat ve topluma iliÅŸkin bir yaklaşım ve ideal sunar. Esasında, Allah’ın ilim ve kudretinden, rahmet ve adaletinden, hikmet ve hüküm sahibi, Malikü’l-mülk oluÅŸundan söz ederken hem insanın var olduÄŸu ortama hem de insanın varoluÅŸunu nasıl gerçekleÅŸtireceÄŸine iliÅŸkin bir akide dile getirilir.
Sosyal kelam, çağımızda geliÅŸen sosyal bilimlerin, ileri sürülen sosyal teoriler ve ideolojilerin inanç alanında getirdiÄŸi sorunlara kelam ilminin bir disiplin çerçevesinde ilgilenmesi ihtiyacına cevaptır. O, baÅŸlangıcından beri konusu giderek geniÅŸleyen kelam ilmi çatısı altında yeni bir ihtisas alanı; kelam ilminin çeÅŸitli sosyal bilimlerle iliÅŸki içine girdiÄŸi, onların inanç alanına iliÅŸkin verilerinin kelamî bir yaklaşımla ele alınıp yorumlandığı, din ve tanrı inancıyla ilgili olarak ileri sürülen teorilerin kritik edilip kelam açısndan cevaplandırıldığı bir disiplindir. Onu aÅŸağıdaki gibi tanımlamak mümkündür:
Sosyal kelam, Allah hakkındaki inançların insan ve toplum hakkında verdiÄŸi mesajları ve kelam ilminin sosyal bilimlerle ortak konularını, bu bilimlerin verilerinden yararlanarak yeni baÅŸtan ele alan ama aynı zamanda sosyal bilimcilerin İslam’a karşıt teori ve görüÅŸlerini eleÅŸtirel paradigmayla inceleyen bir alt disiplindir.
Sosyal kelam, “kelam ilminin konu, amaç, metodoloji ve terminolojisini koruyarak, klasik literatüre sahip çıkarak; ilahî olanı beÅŸerî olana indirgemeksizin, Allah'ı ve İslam inançlarını konu edinen kelamın, insan kavramına ve toplumsal alana ilkesel düzeydeki izdüÅŸümlerini; ortak konularda sosyal bilimlerle çok yönlü (alma, çözümleme, yorumlama, eleÅŸtirme ve sentezleme) bir iliÅŸki içinde ortaya koymak”tır.
2. Sosyal Kelamın Amacı
Sosyal kelam, Hicri II. yüzyılda teÅŸekkül eden bir ilim olarak kelamın çatısı altında yer alacak bir alt disiplin olarak, bu ilim dalında çağın sadece sorunlarını ele almakla kalmayıp aynı zamanda imkanlarını da içermeyi, sosyal bilimlerin olmadığı zamanlarda geliÅŸen kelam tartışmalarını sosyal bilimlerinin bulgularını gözden geçirerek bunlarla ilgili tartışma konularını güncellemeyi amaçlamaktadır.
Sosyal kelamın amaçları, tahlili yöntemle açıklanacak olursa, aÅŸağıdaki gibi belirtilebilir:
1. İslam inançlarının Allah’ı tanıtan; O’nun evrenle ve insanlarla iliÅŸkilerini açıklayan önermelerinin, insan hakkında ne gibi tanımlamalar ve zihniyet düzeyinde ne gibi yönlendirmeler içerdiÄŸinin tespit edilmesi, İslam’ın inanç ilkelerinin sosyal bir varlık olan insan için medeniyet yolculuÄŸunda ne gibi deÄŸerler ve ilkeler vaz’ ederek nasıl bir bilinç ve zihniyet inÅŸa ettiÄŸinin ortaya konması,
2. Din, inanç, insan fıtratı gibi konularda davranış bilimlerinin kelam ilmiyle buluÅŸtuÄŸu noktada, sosyal bilimlerin bulgularından eleÅŸtirel bir yaklaşımla yararlanılması,
3. Sosyal bilimler ile kelam arasında kurulacak iliÅŸkinin bireysel incelemelerin eksiklikleriyle malul olması yerine sistematik ve metodik bir çerçevenin kurulması.
Anlaşılacağı üzere, sosyal kelam, İslam inancının deÄŸerler ve ilkeler olarak toplum ve medeniyet alanına nasıl yansıdığı tespit ederken sistematik kelamın beÅŸerî ilimlerle iliÅŸkilendirilerek yenilenmesi yeni bir açılım saÄŸlaması iÅŸlevini görür.
Sosyal kelam, sosyal bilimlerle etkileÅŸim içinde aktüel inanç sorunlarını ele alırken veya insanlığın sorunlarının dinî ve felsefî temelleri açığa çıkartıp kritik ederken İslam’ın güncelliÄŸinin korunmasına önemli katkıda bulunur. Yeni sorunlara, önceki zamanlara ait paradigmadan bakmak, dinî ilimleri donuklaÅŸtıran ve kendi içine kapanmasına yol açan durumdur. Sosyal kelam, sosyal açılımlarıyla kelam ilminin içe kapanıklıktan kurtulmasına; deÄŸiÅŸen dünyanın sorunlarına çözüm sunabilen dinamik yapısını yeniden aktive etmesine yardım eder.
Her ilim gibi statik ve dinamik boyutları kelam ilminin dinamik yönünü yeniden aktive ederek sosyal kelam, insanlığın medeniyet yolculuÄŸuna Müslümanların daha aktif katılımını saÄŸlar. İnanmanın “sosyal alanda deÄŸerler ve ilkeler manzumesi edinmek” oluÅŸunu, tutarlı ve sistemli bir ÅŸekilde gösterir.
Sosyal kelam, İslam'ın, nasıl bir insan, hayat, toplum ve medeniyet anlayışına sahip olduÄŸunu; kültür, inanç vb. farklılıkları nasıl deÄŸerlendirdiÄŸini daha geniÅŸ ve daha nitelikli araÅŸtırmalarla ortaya koymak suretiyle, bu konularda İslam’a yöneltilen tenkitleri de yanlış anlamları da giderir. Bir medeniyet dini olarak İslam’ın inançlar, deÄŸerler, temeller ÅŸemasını ortaya çıkarır.
Sosyal kelam, yukarıda sıralanan amaçlar yönünde bir süreç olarak, mevcut alanyazın ile oldukça geniÅŸlemiÅŸ ve genç araÅŸtırmacılar için kuÅŸatılması iyice zorlaÅŸmış olan kelam birikimi karşısında yeni bir ihtisaslaÅŸmanın önünün açılması anlamına gelecektir. Kelam ilmindeki literatür ve konu geniÅŸlemesinin getirdiÄŸi yükü artırmak yerine özel uzmanlık alanlarına bölerek azaltacak, daha derin spesifik zemin hazırlayacaktır. Bu çerçevede, kelam ilminde aynı meselelerin akademik araÅŸtırmalara konu yapılması yerine yeni problem alanlarının tespit edilerek genç araÅŸtırmacıların bu konulara yönlendirilmesini saÄŸlayacaktır.
​
3. Sosyal Kelamın Konu ve Sınırları
Kelam ilmi, imanın kendisini ve imana konu olan hükümleri delilleriyle birlikte konu edinirken, sosyal kelam imanın tekil hükümler düzeyinde deÄŸil zihniyet, anlayış ve düÅŸünme modeli düzeyindeki yansımalarını konu edinir.
Sosyal kelamın konusunu belirlerken iki noktanın ortaya konulması gerekir:
İlk olarak sosyal kelam, çeÅŸitli sosyal bilimlerin inançlar alanıyla ilgili bahislerine kelam ilmi açısından yaklaÅŸmaktır. Buna göre, onun sosyal bilimler ile kelam ilminin ortak veya ilintili konularını ele aldığı tespit edilebilir.
Sosyal kelam, İslam’ın itikadi kavram ve inanç esaslarının insana nasıl bir zihniyet ve deÄŸerler dizisi kazandırdığını; bunların hayata ve topluma temeller ve ilkeler bazındaki yansımalarını; yani İslam’ın varlık, bilgi ve deÄŸer anlayışının inanan insanı nasıl bir kültür, toplum ve medeniyet inÅŸa etmeye yönelttiÄŸini tespite çalışır. BaÅŸka bir deyiÅŸle, Allah’ın isimleri ve sıfatları üzerinde yoÄŸunlaÅŸan kelam ilmine katkı olmak üzere, el-Esmâü’l-Hüsnâ’yı daha farklı bir yaklaşımla ele alarak, Allah mefhumunun insan anlayışına yansımasını ve insan davranışlarına yön vermesi gereken deÄŸerler ve ilkeleri de tespit etmeyi hedefler. Bu konunun ayrıntıları bir sonraki bölümde gelecektir.
İkinci olarak da İslam akidelerinin (inanç maddelerinin), ilkeler ve deÄŸerler düzeyinde olmak kaydıyla, insana ve hayata iliÅŸkin ne söylediÄŸi de sosyal kelamın konusudur. Bugün insanlığın yüz yüze geldiÄŸi sorunla; sekularizm, insan haklarının felsefi temelleri, çevre teolojisi gibi yeni konular sosyal kelamın baÅŸlıca inceleme alanlarıdır. Sosyal kelam bu konuları İslam inancı ve temel ilkeleri açısından incelerken, kelam ilmi ile günümüzde geliÅŸen (siyaset, bilimi, sosyoloji, psikoloji, pedagoji, dil felsefesi vb.) beÅŸerî bilimler arasında bir köprü kurar; bir yandan sosyal bilimlerin bulgularını kelam alanına taşır, diÄŸer yandan da kelam alanındaki bilgileri sosyal bilimlere arz eder. ÖrneÄŸin, politik teoloji sosyal kelamın inceleme alanına bir örnektir. Sosyal bilimlerin, insan davranışlarını konu edindiÄŸini düÅŸününce, bu konu da aslında birinci maddede söylenen ile ilintilenmektedir.
Sosyal kelamın temel konuları aşağıdaki gibi sıralanabilir:
- Din - sosyal bilimler iliÅŸkisi
- Kelam ve göstergebilim iliÅŸkisi
- Dinin ve inancın kaynağı
- YaÅŸanan bir olgu olarak iman
- Dinin zihniyet ve deÄŸerler düzeyinde tezahürleri
- Sosyal bilimler önünde kaza ve kader inancı
- İnsan
- Politik teoloji
- Kelam açısından ekoloji ve çevre etiÄŸi
- Zihniyet açısından insanlığın kronik sorunları
​
Not
_______________________________
* Bu metin yazarın "SOSYALKELAM -RPOJE VE DİSİPLİN- (klm yayınları, KahramanmaraÅŸ 2025.) adlı kitabından bazı konuların özetlenmesi ÅŸeklinde hazırlanmıştır.
Yöntemsel Esaslar

Sosyal kelam, kelam ilminin sosyal bilimlerle bir yöntem dahilinde iliÅŸki içine girmesidir.​
Kelam ilmini sosyal bilimlerle iliÅŸkilendirmek, tek düze bir mecrada gidemez. Kelam, sosyal bilimlerin ortaya koyduÄŸu verilerden yararlanmalı ancak bu alanda ortaya konan kurgu ve kuramlara teslim de olmamalıdır. Aksine, ortaya konan kurgu ve kuramların tenkidini yapmalıdır. Bu sebeple, İçtimaî kelamın Sosyal bilimlerle iliÅŸkisi, iki boyutludur.
1. Sosyal bilimler alanındaki bilimsel nitelikteki verilerden ve bulgulardan yararlanmak. Yeni bilimsel bilgiler ile kendine yeni bir donanım sağlamak.
2. Sosyal bilimler alanında ortaya çıkan ve İslam inancıyla çeliÅŸen teorilere ve kurgulara İslam inancı açısından cevap vermek.
Sosyal kelam, sosyal bilimlerle aÅŸağıdaki gibi bir iliÅŸki içinde olacak; inceleme alanlarında çağımızda üretilen bilgileri sorgulayarak alacak, yorum ve ideolojik görüÅŸleri ise kendi metodolojisi çerçevesinde cerh edecektir:
Sosyal bilimlerle çok yönlü iliÅŸki, bu ilimlerin veriler ile sübjektif yorumlar arasında gelip gitmesi; içtimai kelam ilminin yorumlayıcı paradigmayı da kapsayan eleÅŸtirel paradigmayla ilerlemesi sebebiyledir. Bunun için de İçtimaî kelam, ilk önce
- bilim ile teorileri;
- gözlem ve deneye dayalı bulgular ile kurguları,
- bilgiler ile yorumları ayırt etmekle işe başlar.
Sosyal bilimler alanında üretilen bilgilerin, yapılan yorumların ve ileri sürülen fikirlerin ve teorilerin de sorgulanması gerekir. Aslında bu noktada kelam ilmi, önünde ele alması gereken yeni problemler de bulmaktadır. Onun önüne çıkan çeÅŸitli kurgu ve teorilerin tenkidini yapması gerekmektedir. Sosyal bilimler alanında ortaya çıkan, dine ve tanrı inancına yönelik çeÅŸitli teorileri ve tenkitleri sistematik biçimde ele almalı; bunlara temel saÄŸlamak üzere üretilen hikâyeleri gerçeklikle iliÅŸkisi noktasında kritik etmelidir.
Dolayısıyla, kelam ilmi bir yandan beÅŸerî bilimlerin ortaya koyduÄŸu verilerden yararlanmalı diÄŸer yandan da ortaya konan kurgu ve teorilerin tenkidini yapmalıdır.


